| Zeino

| | Kayıt: 25 Mar 2006 | | Mesajlar: 102 | |
|
Tarih: 27.04.2006, 10:54 Mesaj konusu: BLAME! |
|
|
| Akuma_Blade demiş ki: |
Yıl 2002 : Seriye başlayacaklar için - (SinemaFanatik'de yazdığım yazımdan)
Hatırlarsanız bir süre önce (1 yıl önce falan , Anime gen tr forumunda) Blame! ve Noise! Manga'sı üzerine bir Topic açmış ve düşüncelerimizi paylaşmıştık. (Bu konudaki yazıları için Yui , Gaara , Komakine ve Oken gibi gerçek aydın dostlarıma tekrar tekrar teşekkürü bir borç bildiğimi belirtmeliyim ) Topic her ne kadar kazara silinmiş olsa da tekrar gündeme getirme gereği duydum.Nedeni ise Blame!'nin uzun soluklu mangasının nihayet finale doğru yaklaşıyor olması ve aynı zamanda kısa metrajlı da olsa DVD'ye uyarlanması...
Konuya yeni giriş yapacak arkadaşlar için Tsutomu Nihei'nin sektördeki çoğu kişiye göre genç biri olduğunu söylemek gerekecektir.Ama özellikle Blame!'nin sonsuz hayal gücü yansıtan kompozisyonlarını gördüğünüzde bunu sözkonusu mangaka Tsutomu Nihei'nin mühendislik eğitimi almış birisi olmasından çok deha ile delilik arasında gidip gelen bir cevher keşfedeceksiniz.Evet , Tsutomu Nihei bize karanlık ve derin bir dünya sunuyor. (Her "Log" kapağı için hazırlanmış kapaklar bile insanı korudan öte bir tedirginlik ve hayranlık hissi aşılamasının rolü de bu olsa gerek)
Anime alanında tercihlerim ne olursa olsun Manga alanında tercihim daima derin bir dünya ve karanlık bir evren beklemişimdir...Sizi rahatsız eden ve sürekli düşünmeye iten bir "şey" sunmasını...Bu düşünceme en çok Battle Royale ve Blade of Immortal ile yaklaşmıştım.Daha sonra Blame! ve Noise! geldi ve daha önce saydığım 2 örnek dışında beni tamamen kendi dünyasına hapsetti diyebilirim.Şu an zaten Manga denildiğinde bu birkaç isimden başkasına ihtiyaç duymacağınızı düşünüyorum.Ötesi zaten yapılamazdı...
Blame! (ve tabii ki Noise!) karanlık bir dünyada geçiyor.Tarih tam olarak nedir bilmiyorsunuz , burası neresi yada etraftakilerin amacı nedir diye düşünüyorsunuz (Hatta resmedilen yerlerin gerçek olup olmadığı , değilse bizim gerçekliğimizle olan ilgisini ve hatta zaman kavramının neresinde ilerlediğini sadece kendi sezgilerinizle algılamak zorundasınız) Zaten karşınıza çıkacak hiçbirşey hakkında somut bir açıklama getirilmiyor tam aksine , açıklanan herşey merak duygunuzu biraz daha arttırıyor (Bu duyguya sadece Egg of Angel ve Serial Experiments Lain izleyip kendi dünya görüşüne göre analizini yapan insanların yaklaştığına inanıyorum) Kendi kendinize kuramlar geliştirip giderek kendinizi bu ışıksız ve mekanik cehenneme daha yakın hissediyorsunuz.Ve hikaye ilerledikçe şunu anlıyorsunuz : Kahraman bir ölçüde sizsiniz.Yaşadıkları ise bilinçaltınızın karanlık tarafında yapılan bir yolculuk bir ölçüde... (Buna bir nevi insanlığın sonu belli kaderine yapılan sürgün yolculuğu da denilebilir)
Blade of Immortal adlı yapımda en çok hayranı olduğum (aynı zamanda en çok uyum sağlama gayreti gösterdiğim) nokta hareketlerin bırakın fizik kurallarını , Manga çizimlerinin bile takip edemeyeceği hızda ilerlemesi ve kendine özgü evren betimlemesi daha doğrusu "iyi"-"kötü"-"lanetli" tanımıydı.Noise! , özellikle de Blame!'de bir ölçüde Blade of Immortal'dan bu yana sahipsiz kalan bayrağı alarak daha ulaşılmaz bir yere dikmiş gibi gözüküyor.Senaryonun sürekli üretmeye yorulmadığı "Twist & Turn" noktaları (Yani tam bırakacağınız anda tekrar sarması) bir yana şizofrenik yapı ve hareket anlayışı tipik bir Manga ile karşılaşmadığınızın en açık kanıtı oluyor.(Kimi zaman dakikalarca aynı görüntüye bakakalıyorsunuz kimi zaman da aksiyon sahnelerini takip edebimek için birkaç kez tekrar tekrar o sahneyi zihninizde "replay" etmeniz gerekiyor) Zaten Blame! ve Noise! , asla Manga kalıplarına sokulamacak bir edebi eser bir ölçüde...Aynı zamanda yazarın hissettiği yaratıcı hislerin acısını aynen size yaşatması açısından önemli... ("Log" kapaklarının mekanik çizimlerden giderek dahi Van Gogh'un tarzında şizofren çizimlere ilerlemesi buna verilebilecek en iyi örnek olsa gerek...Buna benzer olarak Lovecraft'ın "Deliliğin Dağlarında" benzeri bir metafiziksel korkuyu Noise! ve Blame! yansıtması çok iyi başarılmış.Bilmem söylememe gerek var mı , Blame! hayal edebileceğinizin bile ötesinde bir şiddet ve kaos ortamı içeriyor.Bu anlamda ve detay bakımından Blame!'ye yanlızca GANTZ yaklaşabilir ama yenişebileceklerini sanmıyorum.Şiddet burada tıpkı GANTZ gibi bir araç , kesinlikle kan olsun da yapmış olalım bakımından konulmamış bu ve benzeri öğeler.Blame!'nin ayrıksı kaldığı bir noktayı da belirtmek istiyorum : Tempo çok değişken.Bir Volume sadece sabit bir arka plan ve 3-4 replikten ve arka planın tekrarından ibaret iken kimi zamanlar tek bir Safeguard'a karşı savaş birkaç Chapter uzayabiliyor. (Hatta bir Safeguard'dan kaçışın tüm ayrıntılarıyla bir Volume sürdüğü bir bölüm bile var) Ama bu Blame! 'yi bir aksiyon Anime'si yapmıyor.Eğer aksiyon Manga'sı diye okursanız hayal kırıklığına uğrayacak bu da yetmez gibi ruhsal çöküntü yaratan görüntülerden bunalıma gireceksiniz.Ama eğer Lovecraft gişbi yazarları , Kara Kule'yi , Edgar Allan Poe şiirlerini ve sizi karamsar bir dünyaya atan herşeyi seviyorsanız Blame! sizin manganız...
Gerçi Tsutomu Nihei metafor meraklıları için asla bitmeyecek bir okyanus sayılabilir ama yazımın sonlarında bağlayıcı son birkaç şey yazmam gerekirse William Gibson'un Neuromancer'inin bile basit bir senaryo taslağı gibi kaldığını söylemem gerekecektir.Birçoklarının -ne yazık ki- yerlere göklere sığdıramadığı The Matrix üçlemesi ise -siz ne düşünürseniz düşünün- , bence Blame! ve Noise!'nin yanında kıyaslanırsa 'bir kuyunun dibindeki kurbağaların gökyüzü ve evren tasvirinden' daha derin mesajlar içermiyor.Blame! ve Noise!'nin bu bağlamda karşılaştırılabileceği tek yapım sadece Kara Kule serisi olabilir.Hadi bir örnek daha verelim , Enki Bilal'in Nekopol Üçlemesi diyelim.Ama emin olun bunun dışında Blame! ve Noise! 'deki yaratıcılağa yaklaşan bir yapım çıkmaz , çıkamaz.Hayranlık betimlenebilir ama Blame! ve Noise!'nin bana hissettirdikleri betimlenemiyor.Bu başka türlü birşey...
http://www.flameriders.com/Mangapgs/Noise.htm adresinden Noise! ve Blame! Debut Work'üne ulaşabilirsiniz.Artık uykusuz geceler ve yanıtsız soruların girdabı sizi bekliyor.
________________________________
Yıl 2004 - Seriyi bitirenler için : (SinemaFanatik'e yazdığım yazıdan)
Benim de bahsetmek istediğim bir nokta da hayal gücümün çok bile ötesindeki bir dünyanın son birkaç Log'dan sonra tuhaf? bir şekilde düşüşe geçmesi oldu.Yani Blame!'yi bir zamanlar gelmiş geçmiş en iyi manga çalışması , Nihei'yi de hayal gücü insan zekasının önünde giden bir şahsiyet olarak tanımlamasam sorun olmayacak ama başlarda bu denli sevdiğiniz ve hayran olduğunuz bir yapımın mangaka'sının daha seri bitmeden sanki "ya beni kasmaya başladı bu , sallama bir final akışı koyuyorum kanka , yersen yani.neyse hadi ben kaçtım" diyen bir akışla sonuçlandırılması düşündükçe beni sinirlendiren bir faktör oldu.Eminim serinin bir çok fan'ı bile daha iyi bir final akışı hazırlayabilirdi , başlangıca göre sığ bir finali en son beklediğim kişi de Nihei olduğundan fena yaralandım diyebilirim. (Kanımca Nihei öyle bir öyküğ yarattı ki artık öykü bir noktadan sonra Nihei'nin karşısına geçti ve onu kollarında oynatmaya başlattı , o da bu bunalımdan çıkabilmek adına öyküyü son chapter'de bu kadar yapmacık şekilde bitirdi.Aklıma gelen tek açıklama bu) Gerçi final bakımından Cibo ve Killy'nin bilinçleri hala Cybersphere yüzeyine ulaşmış olsa da bunun sonuçları çok belirsiz.
Fanatizm falan olarak algılamayın ama aslında Blame!'nin tam da 30-35. log'larında Nihei'ye araba falan çarpsa herif ölse eminim serinin hiç devamının getirilmeyecek oluşu yanlış anlamayın , beni mutlu ederdi (seri bu kadar tavan bir noktadayken yarım kaldığı için sonradan hayal kırıklığına uğramaz , mutlu bile olurdum) Ama şimdi ana seri tamamlandığı halde mutlu olamıyorum , aksine bu konuyu düşündükçe sinirleniyorum.Dediğim gibi , başlarda o kadar etkilenmiştim ki tasvir etmekte bile zorlanıyordum , şimdi duygularım o denli dibe vurdu ki yine sözcüklerim kifayetsiz kalıyor , sürç-i lisan ettikse affedin.Nihei benim inadıma mı yapıyor bilmiyorum , yarattığı öykünun sınırları o kadar hızla sonsuza uzadı ki Nihei artık one shot Blame! yan öyküleri yapmaktan başka birşey yapamıyor.
Kusura bakmayın ama kafam darmadağınık , aklıma gelen tek betimleme de bu : (Bir anektod vardır ya , Stephen King uzuncana bir süre Black Tower kitabı yazmayınca ona bir paket gelmiş : Farklı gazetelerden kesilmiş punto harflerle yazılmış "SERİYİ DERHAL TAMAMLAMLA YOKSA O ÖLECEK" yazısıyla atşlanmış bir fotoğraf , bir oyuncak ayı zincire vurulmuş ve kafasına silah dayanmış olduğu halde üzgün üzgün fotoğraftan size bakıyor.Acaba buna benzer bir şekilde Blame! için adam gibi bir son için bu kadar beklediğimiz halde bulamadığımız için alternatif final için Nihei için rehine olacak bir oyuncak ayı mı kaçırmalıyız ?!? Yoksa susup sakince oturacak mıyız , insanoğlunun gelmiş geçmiş en özgün yaratımlarından biri kendi yaratıcısı tarafından bu kadar ucuzca harcanırken hiçbir şey olmamış gibi yapmaya mı çalışacağız?) |
|
|