| Rendan
| | Kayıt: 25 Mar 2006 | | Mesajlar: 128 | |
|
Tarih: 25.03.2006, 18:53 Mesaj konusu: Ghost in the Shell ( Kokaku Kidotai ) |
|
|
| Akuma_Blade demiş ki: |
GITS nedir , ne değildir demeden önce şu ana kadar gelen farklı yorumların ne olduğuna tek tek göz atmakta yarar var. ( Bu nedenle Ghost In The Shell'e giriş yapmadan önce Stand Alone Complex'in hemen öncesinde yayınlanan "A Prior Notice" adlı dökümanı bulup izlemenizi öneririm.Her cephesinden GITS evreni sıfırdan tanıyan izleyiciye tanıtılıyor , teknik terimlere açıklık getiriliyor ve farklı GITS yorumları arasındaki farkların neler olduğuna değiniliyor. ) GITS tek bir senaryodan oluşmadığı için şu ana kadarki GITS yorumlarına kronolojik sırayla ayrı ayrı göz atmakta yarar var.
Ghost in the Shell - (1989 - 1991) 8 Volume Manga
GITS' Manga 1980'lerin sonlarında son halini bulmuş ve birçok Manga'ya göre kısa bir çalışma olmasına rağmen Manga dünyasında devrim yaratmış bir yapımdır.Oluşan bu devrim etkisi birçok yeni nesil Manga'ya start vermiş , Cyberpunk kullanımını doğrudan anlamda Manga dünyasına sokmuş ve en önemlisi gelmiş geçmiş en usta çalışmalardan Oshii Momoru'nun GITS'ini görebilmemizi sağlamıştır.Bu yönüyle bile önemlidir yani.Ama şu da vardır ki Manga her yönüyle gerek Oshii Momoru'nun GITS yorumundan farklıdır.Spoiler vermeden şunları belirtebiliriz :
-Manga belirsiz bir geleceğin Tokyo'sunda geçer iken Oshii Momoru'nun GITS'i yakın geleceğin Hong Kong'unda geçer.
-Manga'nın geçtiği dünyası yapı olarak karanlık karakterleriyse renklidir.Oysa GITS filminde bunun tam tersidir.
-Manga başta Fuchikomas (Tachikomas da deniliyor) gibi birçok tuhaf mekanik üniteye ve Alice in Wonderland'in Cyberpunk versiyonu misali etrafa tek tek yerleştirilmiş akla hayale gelmeyecek deha ürünü şeylerle doluyken Oshii Momoru'nun GITS'inde silahlardan kostümelre dek herşey bizim dünyamıza daha yakın ve de Manga'dan farklı olarak sadece Cyberpunk bilimkurgu bilimkurgu olmaktan ziyade Blade Runner'vari bir bilimkurgu kokusu taşır.
-Manga'da komedi öğeleri vardır oysa Oshii'nin yorumunda komedinin gramı bile yoktur.Sadece ve sadece Blade Runner'vari fakat kendine has bir bir evren görürsünüz.İçine giremezseniz bile kurallarını yaşarsınız.
Manga versiyonunun mangaka'sı Masamune Shirow'dur ve aslen bu onun kendine seçtiği bir kod addır.Gerçek ismini yayıncısı ve birkaç kiş idaha dışında kimse bilmemektedir.Deliliğin sınırlarında dolaşan her dahi gibi çok titiz ve hastalıklı derecede takıntıları olan biri olduğunu biliyoruz (Uçak korkusu var ve büyük ihtimalle sosyo fobiden muzdarip) Çocukluğunda biyoloji ve fizik bilimine merak salan mangaka , ileriki yıllarda erken yaşlarda edindiği geniş evren bilgisini metafiziksel kuramlar ve budizm başta olmak üzere birçok dinle haramnlayarak benzersiz bir düşüncesel hayal dünyası oluşturmuştur.Ortaya çıkan eserleri 80'lerin sonlarında doruk noktasına ulaşmıştır.Appleseed ve Ghost in the Shell'in yanısıra Oshii'nin kendisinden büyük düşüncesel destek alarak oluşturduğu Patlabor serilerini de sayarsak bunlar onun 80'lerin sonlarıda vücüda getirdiği ve geniş yaratıcılığının sınırsızlığını gözler önüne süren başyapıtlardır kanımca.
Ghost in the Shell (1995)
Yıl yanılmıyorsam ya 1995 yada 96 idi.Tam hatırlamıyorum , çanak anten sistemimizi yeni almış ve Hotbird'e çevirmiştik.İlk müdavimi olduğum program MCM'de tesaüfen denk geldiğim MANGA ZONE adlı fanzin programdı , 18.00 civarlarında yayınlanıyor ve yarım saat sürüyordu.Yeni çıkan Anime'lerin tanırımları , fragramnları , haberleri falan vardı.Yani tek kanallı dönemin bitmesinden sonra Anime'yi unutma noktasına gelen biri için adrenalin iğnesi tesiri yapmıştı.Gerçi programı MCM'in paralı olmasından dolayı sadece bir yıl gibi takip edebildim ama GITS'in fragmanını ve içinden bölümler gösterdikleri kısımlar her zaman hayatımın en büyük dönüm noktalarındasn biri olarak kalacak.
Ghost in The Shell aynı adlı Manga'dan daha önce deneysel bilimkurgu filmleriyle dar bir çevrede tanınan Oshii Momoru tarafından 1995 yılında izleyicilere sunulan ve kimi sitelere göre yaklaşık 4-5 yıllık bir çalışmanın ürünü ve birçok kişiye göre şu an için gelmiş geçmiş en iyi bilim kurgu filmidir.2 kere izlemek bile kimi zaman içinde yatan derinliği anlamaya yetmeyecektir hatta kimi zaman Oshii'nin Shirow'un bile aklına gelmeyecek yeni metaforlar ve temalar yerlerştirdiği farkeder ve özgün yorumun bu kadarına yorum bile yapamazsınız.Evet GITS bir milat , kendisinden sonra yapılacak herşey için bir ölçü kaynağı aynağı zamanda.
Olaylar Manga'nın ileriki kısımlarına daha çok benziyor , belki dar kafalı bir tabirle "kötü bir günde , HongKong" diye özetlenebilir belki ama içerdiği saf bilimkurgu yapısı sayırsız önceden tahmin edilemeyece belirsizlikler , doğan kaotik yapı , insanın özününün ve olması gerektiği ideal formun ne olduğu üzerine bir ton metafor var ki bu GITS'i Anime'den ve gerçek bilimkurgudan anlayan insanlar için bir Anime olmaktan çıkarıyor komple bir tez konusu yapmaya yetecek düşüncesel malzeme sunuyor size.
Ayrıntı ve metafor dolu demiştik : İzlemediyseniz hak verecekseiniz.her sahnesinde sembolizmler var.Örnedğin güneşin hiçbir sahnede görünmeyişi , gece-neon ışıkları-yağmur imgesinin sürekli tekrarlanışının size anımsattıkları , Motoko'nun gerçek kimliğine asla sahip olamayışı yada Puppetmaster'in gerçek amacının aslında ne olduğu gibi.Bir kez izlemenin yetmeyeceği bir yapım olduğunu kesinlikle söyleyebilirim.Anladığınız hiçbir şey kalmadığına inanıyorsanız bile sonraki izleyişinizde bu görüşünüzün tamamen çürüdüğünü görüyorsunuz.Yönetmen resmen zihninizle oyun oynuyor.Ulaştığı düzeyse Tarkovsky gibi ustalarla ancak kıyas kabul edilebilecek kadar yüksek bir yerde bence.
STAND ALONE COMPLEX ( 2002 - 2005 ) 26 + 26 Bölüm
Ghost in the Shell'in yarattığı devrim etkisine rağmen Mnaga versiyonundan ÇOK FARKLI bir yapımdı ve bu da haliyle GITS'i ilk kez Manga'sından seven kitlenin sadık bir uyarlama yapılmasına yönelik isteklerine sebep oldu.Bu istekler gerçekten de karşılık bulmuş olacak ki geçtiğimiz yıl içinde önce GITS Stand Alone Complex : 1st GIG (26 bölüm) , sonra da halen yayını belirsiz aralıklarla süren 2nd GIG (26 bölüm olarak planlandı , son bölümü daha yeni yeni relase edildi) yayına girdi.Şu an her 2. sezon da tamamlanmış durumda , serinin özeti şeklindeki bir filmi de bu yazıyı okuduğunuz saatlerde relase edilmiş olmalı...
GITS Stand Alone Complex'in en büyük artısı sahte şöhretler ve kendisini daha çıkmadan efsane ilan eden yığınla yapımın arasından orjinalliğiyle sıyrılması oldu ( Bu arada kişisel bir not : Geçtiğimiz 2 yıl boyunca Naruto , Elfen Lied ve Full Metal Alchemist gibi çıkmadan hit ilan edilen onlarca yapımın toplamı bile Macross Zero ve Stand Alone Complex'in çeyreği kadar bile beni etkilemedi ) Stand Alone Complex'in bir diğer artısı da sanabileceğinizin aksine GITS filminin birebir uyarlması olmaması... Aksine Manga'ya daha yakın gibi görünüyor ilk başlarda ama daha dikkatli baktığınızda ne filme ne de manga'dan çok Mobile Police Patlabor OAV ve TV serisinin stilinde giden ve onunla birlikte aynı özgün türün iki örneğinden biri olduğunu farkediyorsunuz. ( Tabii bu cümeleler Patlabor'u sadece movie'lerinden tanıyan ve OAV ve TV serisinin olduğunu hiç duymamış kitleye birşey ifade etmeyecektir) Stand Alone Complex'in en belirgin özelliklerinden biri de Cowboy Bebop benzeri subculture göndermeleri , örneğin 2. sezonun 5. bölümünde bir politik tarih yazarının monitörüne iyi bakın bakalım çalıştığı yazı şablonlarının arasından "20 YY'ın en büyük devrimcisi ve en zeki liderinin kim olduğunu" tahmin edin bakalım ( İpucu vermeyeceğim ama bu sözkonusu makalenin başlığı "Separation from God" )
Politik bilgi altyapısının sağlamlığını , bu bağlamda yaptıkları özgün ve de cesur açıklamaları bir kenara bırakırsak senaryonun en baba özelliği kimi bölümlerde insanı beyin spazm'ına sokan aşmış aksiyon sahneleri ve harbi CGI sekansları. (Macross Zero izlemediyseniz detay seviyesinin ne olduğunu anlamanız çok güç olabilir) Özellikle kontrolden çıkan LaborTank'ın (Patlabor'un müdavimleri tanıyacaktır) otobana çıkıp şehire doğru ilerlemesi ve Section 9'un tüm altyapısını seferber edip sivil halka zarar vermeden tankı durdurmaya çalıştıkları sahnelerden tutun da son bölümlere doğru çıkacak Gatling'li temizliklere kadar nerdeyse her bölümde gerçek bir aksiyon şöleni yaşıyorsunuz. ( Manga ve film tüm yönleriyle bir aksiyon yapımı değillerdi fakat bu yapımla beraber gerçek anlamda ilk kez action izlemeye başlıyorsunuz )
Stand Alone isim anlamıyla orjinali izlenmeden de izlenebilen uyarlama demek.Haliyle ne mangayı ne de animesini izlemeden Stand Alone Complex'i izleyebilir ve zevk alabilirsiniz.Ama manga mı , anime mi , Stand Alone mi derseniz kusura bakmayın , seçim yapmam.Hepsinin yeri ayrı güzeldir gözümde.Söyleyebileceğim tek şey var o da şu : Siz ne düşünürseniz düşünün bence GITS 2 : Innocence diye bir film olmamalıydı. |
|
|